Sütlü Tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sütlü Tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2010 Pazar

Jöleli Muhallebi

Jöleyi ikinci deneyişim.. İlkinde jöleyi bir cheesecake yaparken kullanmış ve tarife sadık kalmak hüsranla sonuçlanmıştı. Neyse, bu başka bir yazının konusu olacak.. Bu sefer işimi sağlama alıp jöleyi muhallebi ile denedim.

Jöle için;
Bir kasenin içine boşalltığım toz jölenin üzerine 1 su bardağı sıcak su ekleyip karıştırdım ve 1 su bardağı soğuk su ekledim. Karışımı kup ve kaselere paylaştırıp oda sıcaklığına gelince katılaşana kadar buzdolabında beklettim.

Muhallebisi için buradaki tarifi kullandım. Muhallebiyi pişirip iyice ılındığında jölenin üzerine döktüm.

Not: Jöle altta muhallebi üstte olduğu için, muhallebiyi dökerken çok sıcak olmamasına dikkat edin. Aksi halde muhallebinin sıcağı jöleyi sulandıracaktır.

Afiyet olsun!

25 Nisan 2010 Pazar

Sakızlı Muhallebi

Damla sakızı sever misiniz? Ben bayılırım.. Her türlü kurabiye ve çörekte mis gibi kokusuyla beni mest eder. Geçen haftasonu çaya gelen misafirlerimize de bu sakızlı muhallebiyi yaptım; daha keyifli olsun diye de renkli bardaklarda servis ettim. Pişen sakızlı muhallebinin kıvamını ayarlamak için dikkat edilmesi gereken ufak bir püf noktası var: mikserle çırpmak! Emin olun bu şekilde çırpılan muhallebinin kıvamı bir başka oluyor..

Malzemeler:
3 kahve fincanı un
125 gr. Becel'in yarısı
1 kg. süt
6-7 yemek kaşığı şeker
2-3 adet dövülmüş damla sakızı

Becel'i eritip unla biraz kavurun. Un kokusu gidince diğer malzemeleri de ekleyip orta ateşte sürekli karıştırarak pişirin. Göz göz olmaya başladıktan 1-2 dk. sonra ocaktan alın ve 15 dk. boyunca mikserle çırpın. Servis kuplarına ya da borcama dökün. Üzerini fındık, tarçın ya da meyvayla süsleyebilirsiniz.

Afiyet olsun!

31 Ocak 2010 Pazar

Çiğdem'in Çay Daveti

Çiğdem'i artık tanıyorsunuz; dereotlu kek, ehl-i keyf pazar kahvaltısı ve bayram öncesi çay sofrasında misafirim olan ya da tarifi aldığım arkadaşım.. Geçen gün üniversite grubumuzu çaya çağırdı ve bize bu zarif sofrada günler sonra bile aklımızdan çıkmayan birbirinden lezzetli yiyecekler ikram etti. Çiğdem'cim bir kez daha ellerine, emeklerine sağlık; Pelin'cim sana da bu güzel tarifler için çok teşekkür ediyoruz!

Not: Siz bu davetin fotoğraflarının keyfini çıkarın diye bu post'ta hiçbir tarif vermeyeceğim..


Pelin'in limonlu cheesecake'i hepimizin favorisi oldu, tarif için sizi Pelin'e yönlendiriyorum..

Hiçbirimiz daha önce böyle nefis bir cheesecake yememiştik, mutlaka denemenizi tavsiye ederim..

Çiğdem'in mercimekli tavuklu salatası

Çiğdem'in kısırı

Çiğdem'in mahlepli kurabiyesi

Pelin'in annesinin patatesli böreği çıtır çıtır ve mis gibi kokan bir börek..


Pelin'in bademli çikolatalı kurabiyeleri


ve benim yaptığım muhallebili pasta..

Bu menüyü bir kenara not edin; eminim çaya misafir çağıracağınız zaman çok işinize yarayacaktır.

26 Ocak 2010 Salı

Elma Tatlısı

Haftasonu, buzdolabında yenmeyi bekleyen elmalara fırsat yaratmak için elma tatlısı yaptım. Özellikle akşam yemeklerinden sonra hafif bir tatlı tercih edenlerin seveceği türden bir tatlı, hem de çok pratik..

Malzemeler:
8 adet elma
1 su bardağı tozşeker
1/2 su bardağı su
1 tatlı kaşığı tarçın (orjinal tarifte yoktu)

Muhallebisi için:
1/2 kg. süt
3 adet yumurta
2 çorba kaşığı un
1 su bardağı tozşeker
1 paket vanilya

Not: bu muhallebi tarifine alternatif olarak hazır vanilyalı pudingi 3,5 su bardağı süt ile pişirip de kullanabilirsiniz..

Süslemek için:
file antepfıstığı

Elmaların kabuklarını soyup, sebze oyacağı ile çekirdek yataklarını çıkartın. Tencereye dizip üzerine suyu ve tozşekeri ekleyin. Elmalara tarçını da serpip tencerenin ağzı kapalı olarak meyvalar yumuşayıncaya kadar yaklaşık 5 dk. pişirin (elmalarınız yumuşaksa pişerken dağılmamasına dikkat edin). Pişen elmaları servis tabağına alıp soğumaları için bekletin. Muhallebisi için bir tencerede süt, yumurta, un ve tozşekeri kısık ateşte sürekli karıştırarak muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirin. Ocaktan indirmeden vanilyayı ekleyip 1-2 kere daha karıştırın. Muhallebiyi sıcakken elmaların üzerine gezdirin. Soğuduğunda buzdolabında 1-2 saat dinlendirip antepfıstığı ile süsleyerek servis edin.


Elma tatlısını tek kişilik porsiyonlarda servis etmek isteyenler için bir alternatif..

Tarif; Şubat 2007 Sofra Dergisi

19 Ocak 2010 Salı

Kedidilli Kup

Ne zamandır tatlı yapmadığımı farkedince pazar kahvaltısı hazırlıklarının arasına kedidilli kupu sıkıştırdım. Arkadaşımın annesinin üzerine çikolata sos dökerek pasta tabağında servis ettiği bu tatlıyı ilk denememde ben kuplarda çikolata sossuz servis ettim.


Malzemeler: (2 kişi için)

6 adet kedidili (ben Balocco marka kullandım)
1 paket kremşanti
1 su bardağı soğuk süt
1 çay bardağı ılık süt
80 gr. file antep fıstığı

1 avuç fındık

1 çay bardağı sütü tencereye alıp ılınıncaya kadar ısıtın. Bir yandan da 1 bardak soğuk sütle 1 paket kremşantiyi çırpın. Servis bardaklarına birer kaşık kremşanti koyduktan sonra ortadan ikiye böldüğünüz bir adet kedidilini süte batırıp ıslatın ve kremşantinin üzerine ekleyin. Antep fıstığını ve fındığı da üzerine serptikten sonra aynı işlemi bardağın tepesine kadar tekrarlayın. En üste kalan fındık fıstığı serpin.

Afiyet olsun!

9 Eylül 2009 Çarşamba

Güllaç

Geçen sene aile arası iftar daveti için hayatımda ilk defa güllaç yaptığımda, sonradan, annemin sözüne kulak asmayıp onun söylediği markayı almadığıma pişman olmuştum; bir buçuk kilo süt kullanmama rağmen güllaç yaprakları kuru olmuştu.. Annemlerin ellerine sağlık, çok güzel olmuş diyerek güllaçlarını bitirmeleri pek çok açıdan anlamlıdır benim için. Öyle ki bu seneki güllacı düşüncelere dalmış olarak yaptım.

Markadan başka güllaç yaparken dikkat edilmesi gereken bir başka nokta da tüm yapraklar ıslatılıp servis tabağına alındıktan sonra kalan sütü güllaçların üzerine dökmek yerine, sütte ıslatılıp servis tabağına alınan her kat yaprağın üzerine 1 kepçe süt gezdirilmesi bence..

Benim yaptığım ölçülerle malzemeler: (4 kişilik)
4 yaprak güllaç ( her biri dört çeyrek parçaya bölündü)
1 kg. süt
7 çorba kaşığı toz şeker
fındık (süslemek için)

Süt ve şekeri yayvan bir tencereye alıp ocağa koydum ve süt kaynama noktasına gelmeden ateşten aldım. Dörde böldüğüm yapraklardan sırayla bir çeyrek yaprak alıp tenceredeki süte batırdım, yuvarlak kısmı borcamın iç tarafına gelecek şekilde servis tabağına koydum. Kalan üç çeyrek parçayı da aynı şekilde borcama dizip 1. güllaç yaprağını bitirmiş oldum ve tenceredeki sütten 1 kepçe bu dört yaprağın üzerine gezdirdim. Aynı işlemleri kalan 3 yaprak için de tekrarladım. Güllacı buzdolabında dinlendirip servisten önce üzerini fındıkla süsledim.

Afiyet olsun!

18 Ağustos 2009 Salı

Yaz Bitmeden Nescafeli Parfe!

Neden ağustosun ortasını bekledim acaba? Üniversite yıllarından beri yapıp afiyetle yediğim bu parfenin tarifini niye daha önce yazmadım? Özellikle kahve sevenlerin beğeneceğine emin olduğum bu parfeyi yaz bitmeden siz de yapın, mesela önümüzdeki günlerde oturacağınız iftar sofraları için..



Malzemeler:
3 yumurta
3 yemek kaşığı şeker
2 poşet krem şanti
2 tatlı kaşığı nescafe
2 su bardağı soğuk süt
1 paket (90-100 gr.) kakaolu bisküvi
fındık kırığı

Krem şantiyi 1,5 bardak sütle hazırlayın. Kalan yarım bardak süte nescafeyi ekleyip karıştırın. Ayrı bir yerde yumurta ve şekeri iyice çırpın ve bu üç karışımı birbirine karıştırın. Ufalanmış bisküvileri ve fındık kırığını da ilave ettikten sonra servis kabına dökün. Derin dondurucuda 3-4 saat bekledikten sonra servise hazırdır.

* Parfeyi benim bu sefer yaptığım gibi pasta şeklinde yaparsanız cam bir salata kasesi, farklı bir görünüm için de baton kek kalıbı kullanabilirsiniz.

Sos malzemeleri:
1 çay bardağı sıcak su
2 çorba kaşığı kakao
3 çorba kaşığı şeker

Bir cezvede hepsini karıştırıp ocağın üzerinde kaynatın. Parfe buzluktan çıkınca üzerine dökün.

Afiyet olsun!

6 Haziran 2009 Cumartesi

Çikolata Sossuz Prenses Pasta

Geçen sene babalar günü çay sofrasına yapmıştı annem prenses pastayı.. Pratik, ekonomik ve leziz bir pasta hakikaten.. Bizim evin de favorisi oldu son zamanlarda.. Bu yapışımda annemin tarifinde iki değişiklik yaptım: bir ekleme bir çıkarma.. Çikolata sos kullanmayıp pastanın üzerine kakao serptim. Bisküvi ve krem şanti karışımına da Nesquik'in çikolatalı kahvaltılık gevreklerinden ilave ettim.. Biz bu şekilde de çok sevdik, umarım siz de denersiniz..

Orjinal tarif için buraya tıklayın..

Not: Pelin'in yazısını okuduktan sonra, ben de fotoğraflara isim eklemeye karar verdim. Gül'ün yorumunu okuyup nasıl yapılacağını öğrendim.. İkisine de teşekkürler!

16 Mayıs 2009 Cumartesi

Dondurmalı Kazandibi

Havaların gitgide ısınmasıyla beraber "Mayıs'ta bu kadar sıcak olursa, Temmuz-Ağustos'ta ne yapacağız?" diye kara kara düşünürken Carte D'or imdadıma yetişti. Tanışma kahvaltısında konuklara hediye ettikleri nefis dondurmalardan limon, karadut ve vanilya üçlüsünü hazır alınmış ve buzdolabında beni bekleyen kazandibine yakıştırıp iş dönüşü bu tabağı hazırladım.
Tatlı bittiğinde moralim de yerine gelmişti..

Not: Carte D'or'un Anneler Günü süprizini ve Hediyeleşme Etkinliği ile ilgili haberleri fotoğraf makinemle ilgili bir sorun yüzünden henüz yayınlayamadım..

2 Şubat 2009 Pazartesi

Créme Brulée

Misafir geleceği zaman -riskli olsa da- yeni tarifler denemeyi çok seviyorum. Créme brulée de bunlardan biri.. Tarifi evlenmeden önce annemin defterinden not almıştım, ilk defa geçen gün denedim. Bir dahaki sefere şekeri daha çok yakıp porsiyonluk servis bardaklarını kullanacağım, hem daha şık hem de daha pratik olacağını düşünüyorum..

Malzemeler:
1 kg. süt
4 yumurta sarısı
1 su bardağından 1 parmak eksik tozşeker
1,5 kahve fincanı mısır nişastası
1 paket vanilya

Muhallebi gibi pişirip derin bir servis kabına alın ve soğumaya bırakın.

Karameli için:
2 fincan tozşeker

Şekeri teflon tavaya alıp kısık ateşte sürekli karıştırarak erimesini ve renginin dönmesini sağlayın. Servis tabağına aldığınız muhallebinin üzerine dökün. Üzerini streç filmle örterek buzdolabında 1 gün dinlendirdikten sonra servis yapın.

Afiyet olsun!

30 Ocak 2009 Cuma

Çay Daveti

İlkokul öğretmenim beni ziyaret etmek istediğini söyleyince hem çok mutlu oldum, hem de çok heycanlandım. Üzerimde o kadar çok emeği vardır ki, bunu öğretmen olduktan sonra çok daha iyi anladım.. Bizi yetiştirirken ne kadar özverili, adaletli ve aydın fikirli olduğunu düşündükçe çok şanslı olduğumu da farkediyorum. Gönül Öğretmenim için limonlu kek,

tarifini annemden aldığım créme brulée

Sahrap Soysal'ın tarifiyle sosisli ekmek pizzası ve



ve sevgili Pelin'ciğimin annesinin patatesli böreğini yaptım.

Tarifler yakında..

6 Kasım 2008 Perşembe

Babama Özel - Meyvalı Krema

Geçen akşam babamın yeni yaşını aile arasında ufak bir kutlama ile karşıladık. Annem, binbir yeminle pasta yapmamı engelleyince tarif defterimi karıştırmaya başladım ve evlenmeden önce defterime ekleyip yanına "Babam" yazdığım kremalı meyva tarifine rastladım. İlk evlendikleri yıllarda sık yapılan bu hafif tatlıyı babam çok severmiş, geçen gece tadarken de "nostalji oldu çinçoz, ellerine sağlık çok güzel olmuş" diyerek beni mutlu etti..

Malzemeler:
1/2 kg. süt
7 çorba kaşığı şeker
2 çorba kaşığı un
1 paket vanilya
125 gr. Becel
2 yumurta
meyva - özellikle mandalina bu tatlıya çok yakışıyor

Becel ve meyva hariç tüm malzemeleri orta ateşte sürekli karıştırarak muhallebi gibi pişirin. Fokurdamaya başladıktan 1-2 dk. sonra ateşten alıp Becel'i ekleyin ve iyice karıştırın. Borcama bir kat krema, bir kat meyva koyun. Buzdolabında soğuttuktan sonra servis edin.

Afiyet olsun!

5 Eylül 2008 Cuma

Sütlaç

Tatil dönüşü, annemin hazırladığı sofrada bu nefis tatlı da yer alıyordu.. Hafif olduğundan ramazan ayına çok uygun olduğunu düşünüyorum..

Malzemeler:
2 kg. süt

1 lt. su
2 kahve fincanı pirinç
arzu ettiğiniz miktarda tozşeker
bir çimdik tuz
tarçın (süslemek için)

Ayıklayıp yıkadığınız pirinçleri süt ve su ile tencereye koyun, orta ateşte pişirin. Kaynamaya başlayınca ocağı kısın. 2 saat kadar kısık ateşte, hafif koyulaşmaya başlayana kadar pişirin. Toz şekeri ilave edin, bir cimdik de tuz koyun. Üzeri kaymak bağlayıp koyulaştığında ocaktan alın ve kaselere pay edin. Ilındıktan sonra buzdolabında soğutun ve servis öncesi tarçınla süsleyin.

Not: İsterseniz 2 - 3 adet damla sakızını havanda dövüp pişerken sütlaca ilave edebilirsiniz, ya da fırına dayanıklı kaseler kullanıp pişen sütlaçları üzerleri kızarıncaya kadar fırınlayabilirsiniz.

Afiyet olsun!

2 Eylül 2008 Salı

Annemin Hoşgeldiniz Sofrası

Tatilden döndüğümüzde annemin hazırladığı sofrada eve dönmenin keyfine vardık..

Özel istek üzerine salata ağırlıklı olarak tasarlanan bu hafif menü umarım ramazan için de size bir fikir verir..

Menümüzde:

kabak salatası

kırmızı biberli salata

patates salatası - 4 -5 patatesi yıkayıp kabuklarını soyduktan sonra küp küp keserek üzerini geçecek kadar su ve biraz tuz ilavesiyle haşlayın. Haşlanan patateslerin suyunu süzüp mikserde iyice çırpın. İçine iyice yıkandıktan sonra kabuğuyla rendelenmiş 2 adet salatalık,1-2 diş sarımsak, 1 çorba kaşığı mayonez, 3-4 çorba kaşığı yoğurt ve biraz da ince kıyılmış dereotu ekleyin.

patlıcan salatası

roka salatası

mercimek çorbası

salçalı biftek , sade pilav

ve sütlaç (tarif vereceğim) vardı..


Şimdiden afiyet olsun!

8 Temmuz 2008 Salı

Perde Pilavı ve Pelin'in Parfesi


Emine Beder'in yemek kitabında perde pilavı tarifini okuduğumuzda kardeşimin çok hoşuna gitmişti. Bu yüzden, cuma akşamı menüsünü planlarken perde pilavı pişirmeye karar verdim. İkinci yapışım olduğundan, ilk seferki tecrübelerimden de faydalandım ve orjinal tarifi kendime göre değiştirerek uyguladım.

Malzemeler:
2 su bardağı baldo pirinç
1 paket kuş üzümü
1 paket dolmalık fıstık
2-3 çay kaşığı tarçın
tuz
karabiber (bol kullanmanızı tavsiye ederim)
2 adet kesmeşeker
badem (arzuya göre)
1 adet yufka
1 yumurta sarısı (yufkanın üzerine sürülecek)


Pirinci ayıklayıp çok iyi yıkadıktan sonra bir kaba alın, üzerine çıkacak kadar sıcak su ve 1 tatlı kaşığı tuz ilave edip yaklaşık 30 dk. haşlanmaya bırakın.

Bu arada pilavın harcını hazırlayın. Teflon tavaya dolmalık fıstık ve bademi alın, orta ateşte çevirerek renklerinin dönmesini sağlayın. Ben bu aşamada, sağlıklı olması için tencereye sıvıyağ eklemedim. Haşlanan pirincin suyunu süzün ve dolmalık fıstıklarla bademlere ekleyin. Baharatları, kuşüzümünü, tuzu ve şekeri de ilave edip pirinçleri harmanlayın. Kaşığın tersiyle pirinçleri düzleyin ve üzerlerini bir parmak geçecek kadar su ilave edin. Tencerenin ağzını kapatıp su kaynayana kadar orta ateşte pişirin. Su kaynayınca altını kısın ve pilav suyunu çekene kadar pişirin. Pilav pişince tencerenin üzerine temiz bir havlu ya da kağıt peçete serip kapağını kapatın. Bu şekilde 15-20 dk. demlenmeye bırakın.

Pilav demlenirken, borcamı (ben 26 cm. çapında kullandım) hafif yağlayıp yufkanızı kenarlardan taşacak şekilde içine yerleştirin. Demlenen pilavı yufkanın içine dökün ve kenarlardan dışarı taşan yufkaları düzgün şekilde pilavın üzerine alın. Yufkanın üzerini çok az yağlayın ve yumurta sarısını sürün. 180' fırında yufkanın üzeri kızarana kadar pişirin.

Afiyet olsun!

Bu nefis ve pratik parfenin tarifini Pelin'ciğimde gördüğümde çok hoşuma gitmişti ve yapmayı aklıma koymuştum. Çilek yerine şeftali kullanmam dışında orjinal tarife sadık kaldım.

Malzemeler:
2 su bardağı süt
1,5 poşet kremşanti
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı çilek
1 paket vanilya
1 paket labne peyniri
5 adet şeftali


Kremşantiyi sütle çırparak hazırlayın. Labne peynirini, tozşekeri ve vanilyayı da ekleyip çırpmaya devam edin. (Ben dayanamayıp karışımın tadına baktım, kremşantinin ve labnenin muhteşem uyumu karşısında kaseyi bitirmemek için kendini zor tuttum.) Küp küp kestiğiniz şeftalileri (arzu ederseniz başka bir yaz meyvası da olabilir) karışıma ilave edin. Strech filme kapladığınız baton kek kalıbının içine karışımı dökün ve 1 gece dondurucuda bekletin. Ertesi gün strech film sayesinde kek kalıbından kolayca çıkaracağınız parfe servise hazırdır.

Afiyet olsun!

Not: Pelin'ciğim, bu nefis tarif için tekrar teşekkürler!

17 Haziran 2008 Salı

Elmalı Kurabiye ve Limonlu Kek (PDÇS 25)

Annemin babalar günü çay daveti için yaptığı elmalı poğaçalar.. Malzemesinde yoğurt bulunan bütün hamurişleri gibi, bu poğaça da oldukça yumuşak bir hamura sahip ve çok lezzetli..

Malzemeler:

1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı yoğurt
125 gr Becel (oda sıcaklığında)
1 çay kaşığı kabartma tozu
aldığı kadar un

İç malzemesi için:
4 adet kabuksuz elma rendesi
4 yemek kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tarçın

pudra şekeri (süslemek için)

Tarçın hariç iç malzemeyi karıştırıp kısık ateşte pişirin. Harç piştikten sonra tarçını ilave edip soğuması için kenara alın. Bu sırada hamur malzemelerini karıştırıp yoğurun. Hamurdan parçalar koparıp istediğiniz kurabiye formunu verin ve ortasına iç harçtan ilave edin. Önceden 200' ısıtılmış fırında yaklaşık 20 dk. kurabiyeler beyaz kalacak şekilde pişirin. Servisten önce kurabiyeleri pudra şekeri ile süsleyebilirsiniz.

Not: Aynı hamur tarifiyle tuzlu poğaça da yapabilirsiniz. Hamura biraz tuz ekleyip harcı kıyma, peynir ya da patates olarak ayarlamanız ve poğaçaların üzerine yumurta sarısı sürmeniz yeterli olacaktır..


ve bu da babamın anneme "boynuz kulağı geçmiş" yorumunu yaptığı limonlu kekim..

Malzemeler:

3 yumurta
2 su bardağı toz şeker
3.5 su bardağı un
1 su bardağı yoğurt
200 gr. Becel
1 kabartma tozu
2 limon kabuğu rendesi ve suyu
arzuya göre kuru üzüm, fındık ya da ceviz

Derin bir kapta yumurtaları mikserle çırpın. İçine sırasıyla yoğurt, Becel, un, kabartma tozu, limon kabuğu rendesi ile suyunu ilave edin. Eklediğiniz her malzemeden sonra karışımı mikserle çok iyi çırpın. Arzuya göre hamura kuru üzüm, fındık ya da ceviz ekleyin. Önceden 175' ısıtılmış fırında 45-50 dk. pişirin.

Afiyet olsun!


Kurabiye ve keki sevgili Hülya'nın evsahibeliğini yaptığı PDÇS 25'e yolluyorum. Hülya'cım kolay gelsin..






6 Haziran 2008 Cuma

Karadeniz Turu 4. Gün Trabzon - Gümüşhane - Of - Uzungöl

Seyahatimizin 4. günü.. Sabah erken Trabzon öğretmenevi'nden ayrılıyoruz. Şehrin gece görünümü bize İstiklal Caddesi'ni andırmıştı. Biz İstanbul'dan kaçmak için burada olduğumuza göre bir an önce Sümela Manastırı'nın yolunu tutmalıydık. Erzurum tabelalarını takip ederek Maçka'ya doğru gidiyoruz.

Ama önce yöresel bir kahvaltı.. Fazla vakit geçmeden Akoluk Lokantası çıkıyor karşımıza.. Yanyana kulübelerden oluşan, yeşillikler içinde çok şirin bir lokanta..

Kuymak hayallerimiz ne ellerinde ne de fırında mısır unu kalmadığı için suya düşüyor, fakat bal kaymağa da hayır diyemiyoruz. Kahvaltımızı sipariş ettikten sonra, Manastır dönüşü öğle yemeği için buraya uğrar ve kuymak yeriz diye düşünüyoruz. Bunun üzerine güleryüzlü garsonumuz İlker yanımıza geliyor, dönüş yolunda tekrar uğrayıp uğrayamayacağımızı, bize kuymak ikram etmek istediklerini söylüyor. Öyle hoşumuza gidiyor ki bu jest, sevinçle kabul ediyoruz bu içten teklifi.

Ve işte muhteşem kahvaltımız:



Müthiş aromalı yayla peyniri, minzi (toz peynir), tel peynir, beyaz peynir, bal-kaymak zeytin, domates salatalık, reçel, cips (patates kızartmasına cips dediklerini öğreniyoruz), sahanda yumurta ve Karadeniz çayı var bu enfes kahvaltıda.. İlker bize öyle mükellef bir kahvaltı hazırlatıyor ki keyfimize diyecek yok. Öğle yemeğinde görüşmek üzere vedalaşıyor ve yolumuza devam ediyoruz.

Manastır yolu muhteşem! Vadide Altındere akıyor ve her yer orman! Yolda balık tesisleri ve bir aile pansiyonu (Kayalar Aile Pansiyonu) görüyoruz. Altındere Dinlenme Tesisleri'ne geliyoruz ve arabayla giriş yaptıktan sonra virajlı yokuşları tırmanmaya başlıyoruz. Tepeye varmak zaman alıyor çünkü adım başı fotoğraflanacak enfes kareler var.

Ağaç gövdeleri yosun tutmuş, havaya kuş cıvıltıları ve Altındere'nin sesi karışıyor. Arabayla gidebildiğimiz kadar gidip patika yoldan yürüyerek devam ediyoruz.


Manastır uzaktan görünüyor..



Manastır'a çıkan merdivenler..


ve merdivenlerin bitiminde bizi karşılayan manzara..


Sonunda Sümela Manastırı'ndayız.. Deniz seviyesinin 1150 m. üzerinde.. Gezerken rahiplerin ibadet yeri olarak neden burayı tercih ettiklerini çok iyi anladık. Nefes kesen bir doğa, huzur ve dinginlik hakim..


Manastır'da bir odanın penceresi..



İbadethane girişi.. Kök boyasıyla çizilen figürlerin çoğunun yüzü ya kutsal gördükleri için yabancılar tarafından çalınmış, ya da başkaları tarafından kazınmış.. Biraz geç de olsa sahip çıkmaya başlamışız ve şu anda burayı koruyan görevliler var.



Karaca Mağarası'nı görmek için Maçka'dan ayrılıp Gümüşhane'nin Torul ilçesine geçiyoruz .


Dönüşte, Gümüşhane yolu üzerinde Pervanoğlu Tesisleri'nde meşhur Hamsiköy sütlacının tadına bakmak için mola veriyoruz.


Hamsiköy, Maçka'nın bir ilçesi ve sütlacın sırrı bu köyün sütünden yapılıyor olması.. Gerçekten de çok değişik bir lezzeti var..


Kahvaltıda anlaştığımız üzere öğle yemeğimizi Akoluk'ta yiyoruz.

Kuymak (İlker'in tarifi ile en kısa zamanda yayınlayacağım)


saç kavurma
ızgara köfte


salata

Öğle yemeğinden sonra yola koyuluyoruz. Akşamı Uzungöl'de geçireceğiz. Yolda, eşimin arkadaş ve akrabalarının tüyolarını aldıktan sonra
Giresun'da fındık, Of'da döner molası veriyoruz.

Köşem Fındık'ın nefis fındık ve fındık ezmesinin tadına bakıyoruz..


ve sakın yemeden gitmeyin diye tembihlendiğimiz Nizam Usta döneri..

Akşam vardığımızda Uzungöl kapkaranlık.. Elektrik kesintisi.. Pekçok motel ve bungalow arasından jeneratörlü olanı seçip İnan Kardeşler'e yerleşiyoruz..

Aklımızda Sümela Manastırı, uykuya dalıyoruz..