Oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Nisan 2009 Cumartesi

Maddeler Halinde Ben..

Limonlu Kek'imden devraldığım bayrakla kendimi kendi gözümden anlatmaya başlıyorum..

Fazla düşünmeye gerek yok, titizlikle başlamalıyım.. Temizlik ve düzenle ilgili çok katı kurallarım vardır. Başta eve ayakkabıyla girilmesine ya da herhangi bir şekilde sokak kapısının dışındaki pisliğin evin içine sokulmasına tahamamül edemem. Evde herşeyin derli toplu olması da benim için çok önemlidir.. Cuma günü okuldan gelince camların kirlendiğini farkedersem içime dert olur, oturur cam silerim.. Neyse, bu konuda yazacak şey çok, en iyisi ben diğer maddelere geçeyim..

Hem çok kolay mutlu olurum, hem çok kolay ağlarım.. Parlayan güneş yüzümü güldürür, trafik lambalarında arabaların arasında elini açan yaşlı amca gözlerimi doldurur..

Düzen, plan, program ve organize olmak tam bana göre şeylerdir!

Çiçekleri çok severim.. Evlendiğimden beri balkonumda çiçek yetişiriyorum, sanırım annemi çiçeklerle konuşurken göre göre ben de merak saldım..

Yeni yerler gezip keşifler yapmaya bayılırım.. Bunu yapanları okumak ve izlemekten de büyük keyif alırım..

Her zaman düşünürüm.. Zihnim bir an boş kalmaz, elimde değil.. Ufak, önemli, acil, detay ne var ne yoksa düşünürüm..

Ben de Pelin'i, Pelin'i, Betül'ü, Yasemin'i merak ediyorum..

10 Nisan 2009 Cuma

Betül'ün Mimi

Sınavlar, okunacak kağıtlar, taşınma telaşı derken sevgili Betül'ün mimine ancak cevap verebiliyorum..

Yaptığım 4 iş:
Turizm acentasında operasyon görevi
İngilizce öğretmenliği

Defalarca izleyebileceğim 4 film:
Çingeneler Zamanı
Donnie Darko
Aşk ve Gurur
Rezervuar Köpekleri

Yaşadığım 4 yer:
İstanbul

İzlediğim 4 televizyon programı:
Yorum Farkı
Yaprak Dökümü
Umutsuz Ev Kadınları
Cnbc-e dizileri

Tatil için gittiğim 4 yer:
Karadeniz
Çeşme
Ayvalık
Marmara Adası

En sevdiğim 4 yemek:
Pizza
Zeytinyağlı barbunya
Patates
Makarna

Hemen şimdi olmak istediğim 4 yer:
Karadeniz
İtalya
Cunda Adası
Balkon

Bir yağmur damlası olsaydım düşmek istediğim 4 yer:
Afrika
Türkiye'deki barajlar
Maçka
Balkonumdaki çiçekler

***
Ben de soruları yanıtlamaları için Ayşe ve Bahar'ı bekliyorum..

28 Mart 2009 Cumartesi

Portakallı Kek

Uzun zamandır yeni bir tarif denediğim yoktu, ben de Emine Beder'in kitabını elime alıp kekler bölümüne bir göz attım. Portakallı kek başlığını görünce aklıma dolapta duran portakalların gelmesiyle "tamamdır!" dedim ve başladım yumurtaları köpük köpük oluncaya kadar çırpmaya..

Malzemeler:
3 yumurta
7 çorba kaşığı un (tepeleme)
7 çorba kaşığı şeker (tepeleme) *
1 paket kabartma tozu
1 portakal kabuğu rendesi
1 portakalın suyu

Yumurtaları beyazlaşıp köpürene kadar mikserle çırpın. Şekeri de ilave edip 3-4 dk. daha çırpın. Portakal suyunu ve portakal kabuğu rendesini bu karışıma ekleyip yarım dakika çırpın. Elenmiş un ve kabartma tozunu da katıp karıştırmaya devam edin. Hafif yağladığınız kek kalıbına bu karışımı döküp 190' fırında 30- 35 dk. pişirin.

* Tarifin aslında pişen kekin üzerine 2 portakal suyu, 3 çorba kaşığı şeker ve 1 portakal kabuğu rendesinin bir taşım kaynatılıp soğutulmasıyla elde edilen şerbet dökülüyor. Benim gibi keki şerbetsiz yaparsanız kek hamurunun içindeki şeker miktarını arttırabilirsiniz.


Sevgili Müjde ve Seda lakabım olup olmadığını merak edip beni mimlemişler.. Lisede arkadaşlarım bana soyadımla hitap ederlerdi. Uzun soyadımı kısalıp "Cander" olmuştu. Babacığım da bana küçüklüğümden beri "çinçoz" der.. Ben de Taze Nane ve Ayşe'yi mimliyorum..

17 Ocak 2009 Cumartesi

Çantamdakiler

Sevgili Betül çantamdakileri merak etmiş ve beni sobelemiş, teşekkürler Betül'cüm..

Çantamda deodorant, parfüm,nemlendirici, makyaj çantası, selpak, cep telefonu, şemsiye, ayakkabı cilası, diş macunu ve fırçası ve cüzdan var.. Bütün bunlar çantamın ebadını açıklıyor sanırım :)

Ben de çantasında ne olduğunu merak ettiğim Limonlu Kek'imi mimliyorum..

18 Aralık 2008 Perşembe

Garip Hallerim


Betül'cüm garip hallerimi merak etmiş, beni sobelemiş.. Cevapları bulmak epey zaman aldı, ama işte aklıma gelenler:

Uyum takıntım vardır.. Çamaşır asarken mandal rengine çok dikkat ederim, her parçayı aynı renkte iki mandalla asarım.. (anneciğim kulakların çınlasın..)

Ayrıca kıyafetlerimin ve ev eşyalarının da renkleri uyumlu olmalıdır. Örneğin, mutfaktaki elektrikli aletlerin hepsi aynı renktir.. Ya da sofra kurarken kullanacağım tabak, çatal bıçak, masa örtüsü hem renk hem de tarz olarak uyumlu olmalıdır.

Lavaboda su damlası görmeye tahammül edemem, tiksinirim.

Sokak kapısı eşiği konusunda çok hassasımdır! Ayakkabıyla, terlikle ya da çorapla eşiğe basılmasına tahammül edemem (eşiğin ötesine ayakkabıyla geçilmesi konusuna değinmiyorum bile..)

Belirsizlik beni çok rahatsız eder, plan ve program olmadığında huzursuz olurum.

Böcek görsem kaşınırım.

Ev dağınıksa ya da tertemiz değilse içim rahat etmez, aklım takılı olur..

Ben de garip hallerini merak ettiğim Pelin, Pelin, Ayşe ve Neval'i mimliyorum..

28 Kasım 2008 Cuma

Sevgili Yosunbuka ve Zerrin beni sobelemiş ve bu soruları yanıtlamamı istemişler, teşekkürler Yosunbuka'cığım ve Zerrin'ciğim..

YAŞAM FELSEFENİZ NEDİR?
Dürüst ve ahlaklı olmak..

İNSAN
Binbir çeşit.. Zarar verip tehlikeli olanı da var, iyi ki varlar diye düşündüklerim de.. Anlamakta zorlandıklarım da, hiç anlayamadıklarım da..

HAYATTA OLMAZSA OLMAZ DEDİĞİNİZ 3 ŞEY..

Aşk, huzur ve sağlık..

MUTLULUK SİZE NEYİ İFADE EDİYOR ?
En genel anlamda huzuru.. Bu, aşk da, güzel bir yemek de, doğa da ya da temiz ve düzenli bir ev de olabilir..

GÖZLER
Sevdiğiminkiler olmadan olmaz..

YALANA KARŞI VERDİĞİNİZ TEPKİ NE OLUR
Hoşnutsuzluğumu ifade ederim.. Tolerans göstermediğim bir durumdur..

GÜZELLİK
Göreceli bir kavram.. Bana göre, huzur veren..

SEVGİ VE AŞKIN TANIMI
Ne kadar tanımlansa da birşeylerin hep eksik kalacağı ruh halidir..

SEVGİ Mİ AŞK MI?
İkisi de.. Bence ikisi de birbirini tamamlar..

HANGİ MÜZİK VE NEDEN?
Ruh halime uyan müzikler.. O an nasıl hissediyorsam ona uygun bir parça dinlerim..

DEĞİŞTİRME ŞANSINIZ OLSAYDI HANGİ 3 ŞEYİ DEĞİŞTİRİRDİNİZ?
Herşeyin bir nedeni olduğuna inandığımdan hiçbir şeyi değiştirmek istemezdim..

DOST?
Seçici olduğum bir konu, bulmak zor, kaybetmek kolay..


BİLGİSAYAR ?

Hayatımın bir parçası.. Hem işimde hem de blog için her gün kullanıyorum..

SİZİ İFADE EDEN BİR RESİM


Ben de soruları yanıtlamaları için sevgili Bahar , Oya ve Ayşe'yi sobeliyorum..


16 Ekim 2008 Perşembe

Seda'nın Sobesi


Seda'cığımın yazısını okuduğumda çok duygulandım, hayalkırıklıkları, gerçekleşen hayalleri ve şimdiki hayallerinden bahsediyordu satırlarında.. İçimi dökmem için de beni sobelemiş, teşekkürler Seda'cığım..

Üniversitedeyken en büyük hayalim mezun olduktan sonra kendi okulum ve bölümümde akademik kariyer yapmaktı. Gerekli sınavları verdim, not ortalamam da iyiydi.. Fakat, yüksek lisans yapmak istememin nedeninin sorulduğu mülakattan geçemedim ve programa alınmadım. Oysa bölümde hangi odada çalışacağımın hayallerini bile kuruyordum. Kızgın ve kırgın ben, hayalkırıklığımı atlatabilmek için, eğitimini ek bir programla aldığım ama o ana kadar yapmayı düşünmediğim öğretmenliğe yöneldim..

Böylece, yaşadığım hayalkırıklığı, çok geçmeden, "hayatımın mesleğini buldum" dememe vesile oldu. Öğretmenliğimin ikinci yılında ise en büyük hayalim gerçek oldu; hayat arkadaşımı buldum.. Şu anki hayalim ise eşimle ve ailemle sağlıklı ve huzurlu bir ömür geçirmek ve mesleğime devam etmek..

Ben de Pelin'i ve Pelin'i içlerini dökmeye davet ediyorum..

Not: Yukarıda fotoğrafını gördüğünüz, nikah davetiyemizin ön yüzü, buradan hatırlayacaksınız..

12 Ekim 2008 Pazar

Görsel DNA Testi


Sevgili Pelin Visulog sitesindeki görsel DNA testini yapmam için beni sobelemişti.. Birbirinden keyifli fotoğrafların arasından "benim için" olanları seçmek biraz zor oldu ama işte sonuçlar:

Hayalperest
Romantik ve eskileri hatırlamayı seven biri olduğum, sanata klasik bir bakışım olduğu belirtilmiş, kesinlikle doğru..


Firari

Evet, tatilde deneyimi konforun üstünde tutarım. Keşfetmekten büyük zevk alırım.. Her zaman doğal olandan yanayımdır..

Yeni Nesil Fanatik

Doğru, alışkınlıklarıma çok bağlıyımdır.. Örneğin, evi süpürürken süpürgenin fişini taktığım iki adet priz vardır, asla bu ikisinden başka priz kullanmam.. Ya da temizliğe hep aynı odadan başlar ve işimi hep aynı odada bitiririm..

Klasik
Gerçek bir romantik ve biraz da hayalperest.. Evet! Özgürlük deyince aklıma doğa gelir..

Ben de bu oyuna katılmaları için sevgili Beyza, Oya ve adaşımı sobeliyorum..

24 Eylül 2008 Çarşamba

Sobee!!

Seda'cım beni sobelemiş, işte cevaplarım!


İsminiz?
Aslı

Nerelisiniz?
İstanbul'da doğdum ama hem anne hem baba tarafından Arnavut göçmeniyiz.

Yaşadığınız yer?
İstanbul.

Mesleğiniz?
İngilizce öğretmeniyim..

Hobileriniz?
Fotoğraf çekmek, yapboz yapmak, keşfetmek, blog yazmak ve balkonumda çiçek yetiştirmek..

Evli misiniz?
Bir senemiz yeni bitti..

Kaç çocuğunuz var?
Henüz çocuğumuz yok.


En sevdiğiniz yemek?
Cevabımın dönemsel olarak değişebileceği bir soru; ama bu aralar kesinlikle pizza!!


En sevdiğiniz tatlı?
Hiç ayırım yapmadan bütün tatlıları bayıla bayıla yerim..


Sevdiğiniz müzik türü?
Klasik, caz, Türk sanat müziği..


Nerelere gitmek istersiniz?
Öncelikle bir kere daha Karadeniz'i görmek isterim, hatta pekçok kere daha.. Sonrasında Doğu ve GüneyDoğu Anadolu, İtalya, Mısır, Hindistan, Prag, Japonya, Balkanlar ve Maldivler..

Ben de eğer kabul ederlerse Pınar ve Bengisu'yu sobeliyorum, kolay gelsin arkadaşlar..

4 Eylül 2008 Perşembe

Sobe!

Sevgili Yosunbuka beni sobelemiş; ben de seve seve cevaplıyorum sorularını..

  1. Blog yazmaya ilk ne zaman başladın?
18 Şubat 2008, Pazartesi.. Yani evlendikten 6 ay sonra; yemek yapmayı işten dönünce yerine getirmem gereken bir mecburiyet olmaktan çıkarıp kendim için daha zevkli hale getirmeye karar verdiğimde.. Bu kararın oluşmasında önemli bir etken de Portakal Ağacı'nın beni etkilemesidir..



2. Blog yazısı konularının belli bir çizgide olmasına özen gösteriyor musun?

Herhangi spesifik bir konuya yönelmiş değilim, zaten blogun adını bu yüzden aslı'nın mutfağı koydum: temelde mutfağımda yaptığım şeyler hakkında yazıyorum.. Bunun
dışında mutfakla ilgili notlar içeren gezilerimi de fotoğraflayıp yayınlıyorum.Son zamanlarda mutfak dışına da kayan fotoğraflarımı da eklemeye başladım, hepsi
burada ..



3. Blog yazmayı ne kadar sürdüreceksin?

Sonlandırmayı şu ana kadar hiç düşünmedim, sanırım keyif aldığım sürece devam edeceğim..



4. Blog yazmak senin için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?

Böyle bir bekleyiş var mı bilmiyorum ama bunun benim için bir zorunluluk haline gelmesini istemem.. Öyle hissedersem keyif alamam, ki bu blogu keyif almak için yazıyorum..



5. Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor musun?

Hoşuma gittiği için yazdığımdan ve kendime vakit ayırabilmemi sağladığından masanın başına geçecek vakti bulabiliyorum.. Hızlı olmak zorunda olduğum günlük telaşların içinde blog yazmak nefes alacak zaman gibi geliyor bana..


Ben de Seda , Pelin ve Gülden'i sobeliyorum.

20 Ağustos 2008 Çarşamba

Utanç Duvarı ve Yeni Bir Oyun


Sevgili Pelin beni mimlemiş, oyunun konusu "taklitçilik".. Ben de intihal hakkında bir iki şey yazmak istedim..

TDK'nın "aşırma" olarak nitelediği intihal, Wikipedia'da "bir kişinin eserinde başka kişilerin ifade, buluş veya düşüncelerini kaynak göstermeksizin kendisine aitmiş gibi kullanması" şeklinde özetlenmiş.

Peki Türkiye'de pekçok üniversite aydınının makalelerinde ve yazarların romanlarında intihal yapıldığını biliyor muydunuz? Maalesef benzer durumlar blog dünyasında da yaşanıyor, eminim siz de şahit olmuşsunuzdur.

İşte bu suç hakkında farkındalık yaratmak ve caydırıcı olmak adına Utanç Duvarı var. Bu site "Türk blog camiasında gerçekleşen izinsiz içerik kopyalama ve kaynaksız alıntı yapmanın önüne geçmeyi hedefleyen bir oluşum". Umarım bir göz atarsınız..

Ben de Yasemin, Betül ve Neval'i bu oyuna davet ediyorum!

Not: amblem buradan alınmıştır



29 Nisan 2008 Salı

Kitap Oyunu!


"Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki bir bütün olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır, onda kendisini durduran, başlangıç noktasına geri dönmeye zorlayan bir yüzey bulur; işte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür; bizi gidişten daha fazla etkilemesinin, büyülemesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını fark etmeyişimizdir." (
Marcel Proust, Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde- YKY)


Sevgili Betül'ün beni davet ettiği "okuduğumuz, okuyor olduğumuz ve okuyacağımız kitaplar" konulu yeni oyun için kütüphanemi karıştırırken seçim yapmakta zorlandığımı farkettim ve benim için çok önemli olanlardan bahsetmeye karar verdim. Betül'cüğüm çok teşekkürler, tam benlik bir konu bu!

Yukarıdaki alıntı paragraf, Mayıs 2000'de (iyi ki kitaplarımın üzerine not alma alışkanlığım var) okumaya başlayıp yaz boyu elimden düşürmediğim ve pekçok satırını çizip kenarlarına notlar almış olduğum Proust'un dev yapıtı
Kayıp Zamanın İzinde'nin bir halkasından ve benim başucu kitaplarım arasında..

İkinci kitap, ilk olarak lise son sınıftayken okuduğum fakat üzerine kaç kere daha okuduğumu unuttuğum, her defasında da keşke Holden benim ağabeyim olsaydı dediğim,
Salinger'ın Çavdar Tarlasında Çocuklar'ı (The Catcher In the Rye).


Son olarak da olmazsa olmaz
Goscinny'nin müthiş Pıtırcık serisi.. Pıtırcık'ın bir sonraki macerasını öyle çok merak ederdim ki, bir an önce elimdekini bitirip kırtasiyeye koşardım..

Ve sıradakiler:


Ben de bu oyuna sevgili
Ferah, Lady Koşan İstiridye, Tijen, Ayşe ve Elif'i davet ediyorum..

21 Nisan 2008 Pazartesi

Fırında Sebzeli Tavuk ve Oyun!

Sevgili Pelin'in beni davet ettiği yeni oyunda blogumuzun temasına uygun yolla mutluluğu anlatıyoruz. Pelin'cim davetin için çok teşekkür ederim; ben de Emel, Müjgan ve Ayşe'yi bu oyuna davet ediyorum..

Gelelim benim için mutluluğun tarifine.. Çok erken bir saatte uyanıp ani bir kararla Çengelköy Çınaraltı'nda kahvaltıyla başlayıp, rotamızı Anadolu Kavağı'na çevirdiğimiz, Yoros Kalesi başta olmak üzere nefis manzaraların tadını çıkardığımız ve dönüşte balkonumuza çiçekler aldığımız mükemmel bir pazar gününün ardından büyük bir heves ve mutlulukla mutfağa girip, eşimin hafif bir akşam yemeği ricası üzerine hazırladığım fırında sebzeli tavuk ve mısırlı kıvırcık salata..


Kendinizi yaz tatilinde hissetmek ve şehrin stresinden uzaklaşmak isterseniz mutlaka bu yerleri görmelisiniz.
Anadolu Kavağı / Sahildeki evler
(Balkondaki teyze o kadar tatlıydı ki, fotoğraf çektiğimizi görüp bize el salladı..)


Cenevizliler devrinden kalma Yoros Kalesi'nden Boğaz'ın Karadeniz'e açılan kapısı

Not: Tavuğun tarifi ve pazar günüyle ilgili fotoğraflar bir sonraki yazımın konusu olacak..