23 Şubat 2009 Pazartesi

Cumartesi Kahvaltısı

Cumartesi sabahı kahvaltıya misafirim vardı. Geçen sefer Çınaraltı'nda buluşmuştuk, bu sefer dostumu hazırladığım kahvaltı masasında ağırladım.. Getirdiği simitler klasik kahvaltı soframızın baş tacı oldu.. Kahvaltı sonrası için de;

havuçlu peynirli rulo börek

ve Cici Bebe'li pasta yaptım. Tarif çok yakında..

21 Şubat 2009 Cumartesi

Kayınvalidemin Kabak Tatlısı

Sevgili kayınvalidemin yapıp bize de yolladığı kabak tatlısı.. Benimkinden farklı olarak üzerlerine şeker dökülen kabaklar sularını salmaları için bu şekilde bir gece bekletilmiş.. Kabak tatlısını bir de böyle denemeli diyenlere..

Afiyet olsun!

17 Şubat 2009 Salı

Borani

Ispanak sevmeyenlerin bile hoşuna gidecek bir tarif borani.. Yoğurt ve biberli sos ıspanağa çok farklı bir lezzet katıyor.Özellikle köfteye çok yakışan bu tarifi denemenizi tavsiye ederim..

Malzemeler:
1/2 kg. ıspanak
1 çorba kaşığı un (tepeleme)
2 çorba kaşığı sıvıyağ
1 orta boy soğan
2 su bardağı yoğurt
1 çorba kaşığı tereyağ
pulbiber

Ispanağı iyice yıkadıktan sonra teflon tencereye alın, kısık ateşte hiç su ilave etmeden ağzı kapalı olarak ıspanaklar diriliklerini kaybedene kadar pişirin. Bu esnada sıvıyağı başka bir tencereye alıp unu ekleyin ve un kokusu çıkana kadar 2-3 dk. pişirin. Küp doğranmış soğanı da ekleyip pişirmeye devam edin. Soğanlar ölünce bu karışımı ıspanaklara ilave edin. Ispanakların sosla karışmasını sağlayarak pişirmeye devam edin. 3-4 dk. sonra yoğurdu azar azar ilave edin, karıştırmaya devam edin. Tencerenin kapağını kapatarak biraz daha pişirin. Tereyağı eritip pul biberi de ekleyin ve bu sosu ıspanağa ekleyip sıcak sıcak servis yapın.

Afiyet olsun!

16 Şubat 2009 Pazartesi

Blog Ödülü

Sevgili Gelincik Mutfak bana bu ödülü vermiş.. Kendisine çok teşekkür ediyorum, ve seve seve ödülümü arkadaşlarımla paylaşıyorum:

Pelin
Pelin
Yasemin
Seda
Neval
Emel
Betül

Yapmanız gereken 3 şey var kızlar:
1.sana bu ödülü veren arakaşın linkini vermek...
2.ödül verdiğin 7 arkadaşın linkini vermek...
3.bu arkadaşları haberdar etmek...

14 Şubat 2009 Cumartesi

Derin Dondurucu Böreği

Bu nefis böreğin tarifi Hülya Teyze'den alındı, bu ikinci yapılışı..

Malzemeler:

2 yufka

2 yumurta

yoğurt

sıvıyağ

galeta unu

Harcı için:
beyaz peynir

Yumurtaları kırıp bir kaba alın. Yumurtanın ölçüsü kadar yoğurt ve sıvıyağ ekleyin, iyice çırpın. 1. yufkayı tezgaha serip bu sosu yufkanın her tarafına sürün. 2. yufkayı 1.nin üzerine kapatın ve yine üzerine sostan sürün. Yukfayı uzunlamasına 10 eşit parçaya bölün (eğer yufkanız küçükse 8'e bölün). Yufkaların uçlarına ufalanmış beyaz peynir koyun. Muska şeklinde sarın. Her bir parçayı artan sosa bulayın, sonra da galeta ununa batırın. Tepsiye yerleştirin, arzu ederseniz hemen pişirip afiyetle yiyin ya da derin dondurucuya kaldırıp pişireceğiniz zaman dolaptan çıkarıp böreklerin çözülmesini beklemeden fırına (175') atın.


Afiyet olsun!

PS. Sevgililer Gününüz kutlu olsun!

12 Şubat 2009 Perşembe

Haftasonu Alternatifi

Bu haftasonu için güzel bir alternatif olacağını düşünüyorum, ne dersiniz?.. "Bence de" diyorsanız buraya da bir bakın..

Sahi, cumartesi için siz neler yapmayı düşünüyorsunuz?

9 Şubat 2009 Pazartesi

Havuçlu Peynirli Rulo Börek

Cumartesi yaptığım nefis börek.. Aslında haftasonu boyunca beslendiğim börek de diyebilirim, çok pratik ve çok leziz! Tarif 2006 Şubat, Sofra Dergisi'nden.. Orjinal tariften farklı olarak bu sefer içine maydanoz koymadım ama bir dahakine bu şekilde deneyeceğim..


Malzemeler:
3 adet yufka
1 su bardağı süt
1/2 su bardağı sıvıyağ
1 adet yumurta

Harcı için:
200 gr. beyaz peynir
2 adet orta boy havuç (rendelenmiş)

Üzerine:
1 yumurta sarısı
çörekotu
susam (ben ekledim)


Harcı hazır etmek için beyaz peyniri ufalayıp rende havuçla karıştırın. Derin bir kapta süt, sıvıyağ ve yumurtayı çırpıp tezgaha serdiğiniz yufkaya bu sostan sürün. İkinci yufkayı da birincinin üzerine serip aynı işlemi tekrarlayın. Son olarak üçüncü yufkayı da serip üzerine sostan gezdirin. Hazırladığınız harcı üçüncü yufkanın üzerine yayın ve yufkaları yanlardan hafifçe içe kıvırıp rulo şeklinde sarın ve tepsiye yerleştirin. (Bu şekliyle rulo benim tepsime sığmadığından ruloyu ikiye bölüp pişirdim.) Eğer sosunuz arttıysa rulonun üzerine gezdirin ve bir yumurta sarısını böreğe sürün. Çörekotu, susam serptikten sonra 180' fırında 20-25 dk. pişirin.

Afiyet olsun!

7 Şubat 2009 Cumartesi

Cumartesi

Dün eşim blogumla pek ilgilenmediğimi söyleyince bu sabah uyanır uyanmaz -kontrol edip not vermem gereken sınav kağıtlarını düşünmemeye çalışarak- mutfağa girdim. Un helvası, peynirli havuçlu rulo börek ve şu anda keki soğudundan fotoğraflayamadığım pastayı yaptım.

Un helvasının tarifini annemden aldım;

Malzemeler:
3,5 su bardağı un
1 paket Rama (Becel bu tarifte istenilen sonucu vermiyormuş)
1 çay bardağı süt

Şerbeti için:
2 su bardağı su
1 su bardağı süt
2 su bardağı tozşeker
Unu tencereye alıp içine 1 çay bardağı sütü ekleyin, iyice yoğurarak topak topak olmasını sağlayın. Rama'yı da ilave ederek orta ateşte unlu karışımı hep aynı yönde çevirerek rengi dönene kadar kavurun. Bir kabın içinde şerbet malzemelerini karıştırın ve helvanın içine ilave edin. (Helva çok sıcak şerbet de soğuk olduğundan bu aşamada helva fokurdayarak etrafa sıçrayabilir, tencerenin kapağını bunu önlemek için kullanın.) Ocağın altını kısıp tencerenin kapağını kapatın ve helva şerbeti içene kadar pişirin. Pişen helvayı ocaktan alıp tencere kapağının altına temiz bir örtü serip kapağı kapatın, helvayı demlenmesi için 10-15 dk. dinlendirin.

Not: Süt helvaya lezzet katıyor ama aynı zamanda rengini de açıyor. Siz un helvasını daha kavruk görünümlü seviyorsanız süt yerine sadece su kullanabilirsiniz..

Afiyet olsun!
Sırada tarifini Sofra Dergisi'nden aldığım peynirli havuçlu börek var!

4 Şubat 2009 Çarşamba

Pelin'in Annesinin Patatesli Böreği

Öyle nefis bir börek ki sevgili Pelin'in annesinin patatesli böreği, nerden başlasam bilemiyorum.. Herşeyden önce çok yumuşak.. Ayrıca üzerindeki susamlar gerçekten çok hoş bir lezzet katıyor böreğe.. İç malzemesinde patatesle beraber beyaz peynir kullanmaktan başka tarifi aynen uyguladım, size de tavsiye ediyorum.. Tarifin orjinali burada..

Malzemeler:
5 adet yufka
100 gr. tereyağ
1 çay bardağı sıvıyağ

Harcı için:
5 orta boy patates
200 gr. beyaz peynir

Üzerine:
1 yumurta sarısı
susam

Patatesleri yıkayıp kabuklarını soydum, küp küp kesip düdüklü tencereye aldım. Üzerlerini aşacak kadar su ilave ederek yaklaşık 6 dk. düdüklüde patatesleri haşladım. Bu esnada peyniri ezdim ve tereyağını tavada eritip içine sıvıyağı ekledim ve soğuması için kenara aldım. Haşlanan patateslerin suyunu süzüp patatesleri ezdim ve içine peynir ilave ettim. Harcı çatalla ezerek iyice karıştırdım, soğumaya bıraktım. Yufkayı tezgaha serip üzerine 2 çorba kaşığı yağ gezdirip yufkayı ortadan ikiye kestim. Dairelerin düz kısımlarına harçtan koyup çok sıkı olmayacak şekilde yufkaları rulo yaptım. Ruloları sırayla kendi etraflarında dolayarak ve her biri bir öncekinin çevresinde dolanacak şekilde tepsiye yerleştirdim. Artan yağı böreğin üzerine gezdirdim. Tepsiyi buzdolabına kaldırıp bir gece boyunca böreğin dinlenmesini sağladım. Ertesi sabah böreğin üzerine yumurta sarısı sürüp susam serptim. 180' fırında böreği kızarana kadar pişirdim.

Afiyet olsun!

2 Şubat 2009 Pazartesi

Créme Brulée

Misafir geleceği zaman -riskli olsa da- yeni tarifler denemeyi çok seviyorum. Créme brulée de bunlardan biri.. Tarifi evlenmeden önce annemin defterinden not almıştım, ilk defa geçen gün denedim. Bir dahaki sefere şekeri daha çok yakıp porsiyonluk servis bardaklarını kullanacağım, hem daha şık hem de daha pratik olacağını düşünüyorum..

Malzemeler:
1 kg. süt
4 yumurta sarısı
1 su bardağından 1 parmak eksik tozşeker
1,5 kahve fincanı mısır nişastası
1 paket vanilya

Muhallebi gibi pişirip derin bir servis kabına alın ve soğumaya bırakın.

Karameli için:
2 fincan tozşeker

Şekeri teflon tavaya alıp kısık ateşte sürekli karıştırarak erimesini ve renginin dönmesini sağlayın. Servis tabağına aldığınız muhallebinin üzerine dökün. Üzerini streç filmle örterek buzdolabında 1 gün dinlendirdikten sonra servis yapın.

Afiyet olsun!

31 Ocak 2009 Cumartesi

Sosisli Ekmek Pizzası

Hem kahvlatı hem de beş çayına uygun bir alternatif sosisli ekmek pizzası.. Tarifi Sahrap Soysal'ın kitabında gördüm ve denemeye karar verdim. Ben orjinal tariften farklı olarak tost ekmeği yerine esmer ekmek kullandım, kenarlarını da kesmedim, siz dilediğiniz ekmek ile farklı lezzetler yakalayabilirsiniz..

Malzemeler:
6 dilim ekmek
2 yemek kaşığı ketçap (veya 1/2 yemek kaşığı domates salçası)
2 diş sarımsak
4 yemek kaşığı zeytinyağı
2 su bardağı süt
2 adet yumurta
4 adet soyulmuş sosis
1 su bardağı rendelenmiş kaşar

Ekmekleri kenarları yüksek bir fırın kalıbına alın ve yan yana dizin. Ketçap ya da salçayı zeytinyağı ile karıştırıp içine sarımsak, yumurta ve sütü ekleyin. 2-3 dk. çırpıp sosu ekmeklere gezdirin. 10-15 dk. ekmeklerin kabarmasını bekleyin. Sosisleri halka halka kesip rendelenmiş kaşarla birlikte ekmeklerin üzerine ilave edin. 175' fırında kaşar peyniri eriyene kadar ekmeklerinizi pişirin.

Afiyet olsun!

30 Ocak 2009 Cuma

Çay Daveti

İlkokul öğretmenim beni ziyaret etmek istediğini söyleyince hem çok mutlu oldum, hem de çok heycanlandım. Üzerimde o kadar çok emeği vardır ki, bunu öğretmen olduktan sonra çok daha iyi anladım.. Bizi yetiştirirken ne kadar özverili, adaletli ve aydın fikirli olduğunu düşündükçe çok şanslı olduğumu da farkediyorum. Gönül Öğretmenim için limonlu kek,

tarifini annemden aldığım créme brulée

Sahrap Soysal'ın tarifiyle sosisli ekmek pizzası ve



ve sevgili Pelin'ciğimin annesinin patatesli böreğini yaptım.

Tarifler yakında..

25 Ocak 2009 Pazar

Sahanda Yumurta

Keşke hayatta dengeleri kurmak da sahana kırılan yumurtanın beyazı ile sarısını karıştırmamak kadar kolay olsa.. Yorucu bir cumartesinin ardından bu sabah gözlerimi beşte açtığımda istediğim tek şey sahanda yumurta ve sessizlikti.. Bir tatlı kaşığı tereyağını erittim önce bakır tavada.. Sonra da üç yumurta kırdım içine sırayla, başarının sırrının sadece bende değil, yumurtanın da tazeliğinde olduğunu düşünerek. Beyazlar ve sarılar pişince sıra geldi taze ekmeği yumurtaya banmaya, sessizce ve ağır ağır..

23 Ocak 2009 Cuma

Annemin Aşuresi

Hani derler ya "her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır" diye, bana göre de herkesin bir aşure yapışı vardır.. Hatırlıyorum, apartman komşularımızın -sağolsunlar- kase kase yolladığı aşureler mutfak tezgahında anneminkilerin yanında yerlerini alırlardı da ben gidip gelip sadece anneminkilerden yerdim. Evet, annemin ne çok sulu ne de çok katı olan aşuresinden başka aşureyi ağzıma koymama gibi bir huyum vardı.. Aslında hala da öyle..

Gelelim annemin tarifine..

  1. Geceden : Yarım kilo buğdayı ılık su ile nişastası gidene kadar iyice yıkayın. Geceden buğdayın üzerine su ilave ederek, kaynamaya bırakın. Bir avuç kayısıyı iyice yıkadıktan sonra ufak ufak kesip buğdaya ilave edin. Ocağı kapatıp tencerenin kapağını kapalı tutarak buğdayları demlenmeye bırakın. Bu arada 250 gr. nohut, 250 gr. fasulye geceden iyice yıkandıktan sonra ılık ve tuzlu suda haşlanır.
  2. Ertesi sabah buğdayları tekrar pişirin, nohut ve fasulyeyi ilave ederek pişirmeye devam edin. 250 gr. pirinci ayrı bir yerde biraz pişirip malzemelere katın. Malzemelerin iyice piştiğine emin olduktan sonra arzuya göre 10 adet inciri sütle haşlayıp ufak doğradıktan sonra tencereye ilave edin. Sarı kuru üzümü de (yaklaşık 2 su bardağı) ilave edin. 1 adet portakal kabuğu rendesini de ekledikten sonra tekrar kaynatın. Gerekirse sıcak su ilave edin.
  3. 2 kg. toz şekeri ilave ederek ve karıştırarak -ki dibi tutmasın-, malzemeler şekeri iyice çekene kadar kısık ateşte pişirin.
  4. Demlenmeye bırakıp, 5 dk. sonra servis kaselerine boşaltın. Üzerlerini arzuya göre tarçın, dolmalık fıstık, kuşüzümü, nar, fındık, ceviz, badem ile süsleyebilirsiniz. (Hemen tüketilmeyecekse bu aşamayı servis etmeden hemen önce gerçekleştirin, aksi halde aşure çabuk bozulur.)
Not: Aşure pişirirken ilave edeceğiniz su mutlaka sıcak olmalıdır.

Afiyet olsun..


Annemin geçen hafta yapıp bize de yolladığı aşureyi biz çok sevdik, umarım siz de beğenirsiniz..

21 Ocak 2009 Çarşamba

Fırında Tavuk

Daha önce kalça şişten yaptığım fırında tavuğu geçen hafta akşam yemeği için bütün olarak ve fırın poşetinde pişirdim. Bu şekilde hem daha bereketli hem de daha şık oldu.

Malzemeler:
1 bütün tavuk (temizlenmiş)

1 çorba kaşığı salça

2 adet havuç (temizlenmiş ve yuvarlak kesilmiş)

2 adet patates (temizlenmiş ve küp küp kesilmiş)

3-4 çorba kaşığı bezelye (ben dondurucudakileri yıkayarak çiğden kullandım)
tuz

karabiber


Temizlediğiniz tavuğa tuz ve karabiber serptikten sonra dışını salçayla sıvayın ve büyük boy fırın poşetinin içine alıp fırın kabına oturtun. Havuç, bezelye ve patatesleri de ekledikten sonra torbanın ucunu bağlayın. Torbanın köşesini ucundan makasla kesin ve kürdanla torbayı birkaç yerinden delin ki fırında pişerken patlamasın. 200' fırında tavuk kızarana kadar pişirin.

Afiyet olsun!

Not: Hiç su koymadan pişirdim..

19 Ocak 2009 Pazartesi

Erzincan Çorbası (Köfteli Erişte Çorbası)

Geçen hafta değişik bir çorba pişirme isteğiyle kitaplarımı karıştırırken Erzincan çorbasına rastladım. Emine Beder'e ait orjinal tarife göre gerekli bütün malzemeler evde hazır olduğundan "işte aradığım çorba bu" dedim ve pişirme sırasında ufak tefek değişikliklerle tarifi denedim.. Sonuçta ertesi güne kalmayan ve size de tavsiye edebileceğim nefis bir çorba oldu.

Malzemeler:
200 gr. yağsız kıyma
1,5 çay bardağı ev eriştesi
5 çorba kaşığı yoğurt
1/2 çorba kaşığı salça
2 çorba kaşığı tereyağ
3-4 diş sarımsak
5-6 bardak et suyu veya su (ben sıcak su kullandım)
tuz, karabiber, nane, pulbiber


Kıyma, tuz ve karabiberi bir kapta yoğurun ve bilye iriliğinde köfteler yaparak hafif unlanmış tepsiye alın. Tepsiyi hafifçe sallayarak köftelerin unlanmasını sağlayın. (Anneciğimin ekşili köfte yaparım diye hazırladığı bu köfteler dondurucumda hazır olduğu için ben bu aşamayı atladım) Tencerede terayağını eritin ve salçayı ekleyerek yarım dakika kavurun. Sıcak suyu tencereye koyup köfteleri de içine atın ve tencerenin ağzını çok az aralık kalacak şekilde kapatın. Köftelerin pişmesine yakın erişteleri de tencereye alın ve çorbayı kaynatmaya devam edin. Çorbayı ateşten almadan 5 dk. önce sarımsaklı yoğurdu 1-2 kepçe çorba suyuyla inceltip azar azar ve karıştırarak çorbaya ilave edin. Tuzunu da ekledikten sonra bir taşım daha kaynatıp çorbayı ocaktan alın (yoğurtlu çorbalarda çorbanın kesilmemesi için tuz en son eklenmeli). Üzerine nane ve pulbiber serperek servis yapın.

Not: Minik köfteleri boş zamanınız olduğunda hazırlayıp dondurucunuzda saklamanızı tavsiye ederim, gerçekten pratik oluyor.

Afiyet olsun!

17 Ocak 2009 Cumartesi

Çantamdakiler

Sevgili Betül çantamdakileri merak etmiş ve beni sobelemiş, teşekkürler Betül'cüm..

Çantamda deodorant, parfüm,nemlendirici, makyaj çantası, selpak, cep telefonu, şemsiye, ayakkabı cilası, diş macunu ve fırçası ve cüzdan var.. Bütün bunlar çantamın ebadını açıklıyor sanırım :)

Ben de çantasında ne olduğunu merak ettiğim Limonlu Kek'imi mimliyorum..

11 Ocak 2009 Pazar

Kabak Tatlısı

Annemin her yılbaşı mutlaka yaptığı kabak tatlısını ben de ilk kez bu yıl pişirdim ama muhtelif sebeplerden dolayı sizinle ancak paylaşabiliyorum.. Yapımı oldukça kolay olan bu tatlının püf noktası kabağın "iyi" olması.. Bu yüzden ben de kabak siparişimi anneme verdim ve tarifi denedim..

Malzemeler:
2 kg. kabak
3 su bardağı tozşeker
dövülmüş ceviz

Temizlenmiş kabakları yıkayıp geniş bir tencereye dizin. Üzerlerine 1,5 su bardağı tozşekeri döküp kısık ateşte tencerenin kapağını hafif aralık bırakarak 20 dk. pişirin. (Eğer kabaklarınız bu esnada su salmazsa üzerlerine az miktarda sıcak su ekleyebilirsiniz.) 20 dk.sonunda kabaklarınızı ters çevirip kalan tozşekerini ilave edin ve 20 dk. daha pişirin. Kabakların dış kısımlarının da piştiğini kontrol ettikten sonra kabakları tencerenin içinde soğumaya bırakın (hemen servis tabağına alırsanız kabaklar dağılabilir). Daha sonra kabakları servis tabağına alıp cevizle süsleyin.

Not: Annem, tozşeker iki seferde konulduğunda kabaklar daha parlak oluyor diye beni sıkı sıkı tembihledi, ben de size söylemeden geçmeyeyim.

Afiyet olsun!

7 Ocak 2009 Çarşamba

Peynir Topları

Peynir sever olarak, ne zamandır farklı bloglarda görüp peynir toplarını mutlaka yapmalıyım diyordum. Yılbaşı yemeğini fırsat bilip bu pratik aperatifi menüme ekledim. Ondan sonra da oda sıcaklığındaki 250 gr. tulum peynirini ve 100 gr. beyaz peyniri ezip yoğurdum. Ufak toplar yapıp pul biberi, kekik ve çörek otuna buladım. Üzerlerini örtüp buzdolabında soğuttum.

Henüz denemediyseniz mutlaka tavsiye ederim, afiyet olsun..

PS: Pelin'cim, Betül'cüm ve Pelin'cim nezaketiniz için çok teşekkür ederim, bu tarif sizin için!

29 Aralık 2008 Pazartesi

Yeni Yılınız Kutlu Olsun!

Yeni yılınızı canımaplam'ın bana yolladığı ikinci kartla kutlamak istedim.. Hayatınızdan sağlık ve huzur, sofranızdan bereket eksik olmasın, sevdikleriniz hep yanınızda olsun!

Not: Sevgili Nunu'ya ve tüm hastalara acil şifalar diliyorum..

25 Aralık 2008 Perşembe

Taze Soğanlı Patates Salatası

Yılın ilk karı dün düşmüşken canım hep sıcak şeyler yiyip içmek istiyor.. Bu yüzden patates salatasını bile buzdolabına sokmadan ılık ılık yedim, bence soğuk halinden çok daha güzel!

4-5 patatesi yıkayıp kabuklarını soydum, kuşbaşı kestim. Üzerlerini geçecek kadar su ve biraz da tuz ekleyip düdüklü tencerede 5-6 dk. haşladım. Haşlama esnasında salatanın diğer malzemelerini hazırladım: yeşil soğanları ve maydanozları ince ince kıydım, 1 limonu sıktım ve sumağı hazır ettim. Haşlanan patateslerin suyunu süzüp servis kasesine aldım. Zeytinyağ ve limonu üzerine gezdirip soğan ve maydanoz karışımını ekledim. Patatesleri ezmeden salatayı karıştırdım ve üzerine sumak serptim.

Not: Mevsim itibarıyla domates ve salatalık almamaya özen gösteriyorum, bu yüzden salataya ilave etmedim..

Afiyet olsun!

23 Aralık 2008 Salı

Zeytinyağlı Pırasa

Bol limonlu olduğunda çok sevdiğim bir zeytinyağlıdır pırasa.. Yılbaşı sofranız için de bir alternatif olabilir..

Malzemeler:
1 kg. pırasa
1 kuru soğan
2 havuç
1 yemek kaşığı pirinç
1/2 çay bardağı su
zeytinyağı
tuz
3-4 adet küp şeker
1 adet limon

Pırasaların dış kabuklarını soyup yıkadıktan sonra verev kesin. Soğanı rendeleyip çok az sıvıyağda pembeleşinceye kadar kavurun. Pırasa ve diğer malzemeleri de ekleyip düdüklüde 7-8 dk. pişirin. Piştikten sonra pırasayı servis tabağına alın ve üzerine zeytinyağı gezdirip demlenmesi için kapağını kapatın. Soğuduktan sonra buzdolabında dinlendirin (mümkünse 1 gece) ve limon sıkarak servis edin.

Afiyet olsun!

22 Aralık 2008 Pazartesi

Yılbaşı Kartlarınızı Postaladınız Mı?

Hazır vakit varken, Unicef'in birbirinden renkli ve güzel yılbaşı kartlarını kitapçılarda bulabilir ve yeni yıllarını kutlayarak dostlarınıza güzel ve nostaljik bir sürpriz yapabilirsiniz.. Eminim büyük keyif alacaksınız..

19 Aralık 2008 Cuma

Pelin'in Havuçlu Tarçınlı Keki

Sevgili Pelin'in güzel tariflerinden birini daha denedim: tarçınlı havuçlu kek.. Yumuşacık ve nefis bir kek çıktı ortaya, hele de pişerken eve yayılan tarçın kokusu yok mu... Orjinal tariften farklı olarak kekin tadını daha iyi alabilmek için krema kullanmadım. İkinci yapışımda kremalı deneyeceğim..

Malzemeler:
3 yumurta
2 küçük çay bardağı şeker
1 su bardağı un
2 orta boy havuç rendesi
1 tatlı kaşığı tarçın
1 çay bardağı dövülmüş ceviz
1 paket kabartma tozu
1 çay bardağı damla çikolata

Yumurta ve şekeri köpürene kadar mikserde çırpın. Un, tarçın ve kabartma tozunu harmanlayıp yumurtalı karışıma ekleyin ve kaşıkla karıştırın. Havucu, cevizi ve çikolatayı da ilave edip önceden 180' de ısıtılmış fırında 30 dk. pişirin.

Afiyet olsun!

Not: Pelin'cim bu nefis tarif için çok teşekkürler!

18 Aralık 2008 Perşembe

Garip Hallerim


Betül'cüm garip hallerimi merak etmiş, beni sobelemiş.. Cevapları bulmak epey zaman aldı, ama işte aklıma gelenler:

Uyum takıntım vardır.. Çamaşır asarken mandal rengine çok dikkat ederim, her parçayı aynı renkte iki mandalla asarım.. (anneciğim kulakların çınlasın..)

Ayrıca kıyafetlerimin ve ev eşyalarının da renkleri uyumlu olmalıdır. Örneğin, mutfaktaki elektrikli aletlerin hepsi aynı renktir.. Ya da sofra kurarken kullanacağım tabak, çatal bıçak, masa örtüsü hem renk hem de tarz olarak uyumlu olmalıdır.

Lavaboda su damlası görmeye tahammül edemem, tiksinirim.

Sokak kapısı eşiği konusunda çok hassasımdır! Ayakkabıyla, terlikle ya da çorapla eşiğe basılmasına tahammül edemem (eşiğin ötesine ayakkabıyla geçilmesi konusuna değinmiyorum bile..)

Belirsizlik beni çok rahatsız eder, plan ve program olmadığında huzursuz olurum.

Böcek görsem kaşınırım.

Ev dağınıksa ya da tertemiz değilse içim rahat etmez, aklım takılı olur..

Ben de garip hallerini merak ettiğim Pelin, Pelin, Ayşe ve Neval'i mimliyorum..

16 Aralık 2008 Salı

Ezogelin Çorbası

Güneş yüzünü gösterse de havalar, malum, çok soğuk.. Hal böyle olunca da mutfakta yapılacak en güzel şey bir tencere çorba oluyor, hele de akşam yemeğinden az evvel pişirilmiş taze bir çorba işten yorgun dönenlere birebir.. Emine Beder'e ait orjinal tarif şöyle..

Malzemeler:
1/2 su bardağı kırmızı mercimek
1 kahve fincanı bulgur
1 orta boy soğan
5-6 su bardağı et suyu ya da su (ben biraz daha fazla miktarda sıcak su kullandım)

1/4 limon suyu (ben ekşi sevdiğimden 1 limonun tamamını kullandım)
tuz

Terbiyesi için:
2 çorba kaşığı tereyağı
1 çorba kaşığı salça
nane
kırmızıbiber
2 çorba kaşığı un (tepeleme)

Mercimek ve bulgurları yıkayıp tencereye alın. Küp küp doğradığınız soğanı, suyu ve tuzu da ekleyip mercimek ve bulgurlar iyice yumuşayana kadar orta ateşte pişirin. Tavada tereyağını eritip unu ekleyin ve sararıncaya kadar kavurun. Salçayı, nane ve kırmızıbiberi de ekleyin, 1/2 dk. daha kavurun. Çorbanın suyundan 1-2 kepçe unlu karışıma ekleyip karıştırın, pürüzsüz bir kıvama gelsin. Bu terbiyeyi azar azar ve karıştırarak çorbaya ilave edin. Bir taşım daha kaynatın, limonu da ekleyip çorbayı sıcak servis edin.

Afiyet olsun!

15 Aralık 2008 Pazartesi

Oylat

Bayramın ilk günü hedefimiz Oylat, ilk durağımız ise -eşimin tavsiyesiyle-İnegöl'de Orhan Köfteydi. Köfteler nefis, servis hızlıydı..

Etrafta kuş cıvıltılarından başka hiçbir sesin duyulmadığı bu doğal güzellik birkaç saatliğine de olsa bizi şehrin gürültüsünden uzaklaştırdı..



13 Aralık 2008 Cumartesi

Bayram Öncesi Çay Sofrası

Bir fireyle çocukluk arkadaşlarım geçen cumartesi çaya geldiler.. Çok özendiğinizde işleriniz akıl almaz bir şekilde ters gider ya,bunu o sabah bir kez daha tecrübe ettim.. İstediğim gibi hazırlanamadığım çay soframızda arkadaşlarımın getirdiği yaprak sarma ve browniden başka benim yaptığım tava böreği, sakızlı muhallebi (tarif vereceğim) ve


ilk kez denediğim kısır vardı. Tarif Çiğdem' e ait..


Kısır için malzemeler:
2 su bardağı ince bulgur
2 su bardağı sıcak su
2 çorba kaşığı domates salçası
1 çorba kaşığı biber salçası
1 adet kuru soğan
4-5 adet yeşil soğan
2 adet domates
1/2 demet maydanoz
1 adet limon
nar ekşisi
tuz
kimyon
zeytinyağı

Küp küp kestiğiniz kuru soğanı zeytinyağına ilave ederek orta ateşte kavurun. 3-4 dk. sonra salçaları da ekleyip pişirmeye devam edin. Soğanlar ölünce yıkadığınız bulgurları salçalı harca ekleyin ve üzerine sıcak suyu ilave edin. 1-2 dk. kısık ateşte pişirip ocağı kapatın, tencerenin de ağzını kapatarak demlenmeye bırakın. Bulgurlar sularını çekip şişene kadar taze soğanları ve maydanozu çok minik, domatesleri de küp küp kesin. Bulgurlar şişince soğan, maydanoz, domates, limon suyu, nar ekşisi ve baharatları da ekleyip ılık ılık servis edin.

Afiyet olsun!

6 Aralık 2008 Cumartesi

İyi Bayramlar!


Hepinize sevdiklerinizle beraber geçireceğiniz güzel bir bayram diliyorum..