29 Ağustos 2010 Pazar

Ramazanın İlk Daveti ve Yufkaya Sarılı Rulo Köfte

Dün akşam annemlerle kayınvalidemleri iftarda ağırladık. Cumadan hazırladığım ve içime sinen menü herkesi çok memnun etti.
Menüde
-iftariyelik
-yufkaya sarılı rulo köfte
-kremalı patates (tarifi sucuksuz yaptım)
- fırında cipsli meksika fasülyesi
- közlenmiş patlıcan salatası
- pilav
- tiramisu
vardı.
Ana yemek yufkaya sarılı rulo köfte yapımı zahmetsiz ve oldukça lezzetli bir alternatif.
Köfte malzemeleri:
800 gr. kıyma
2 dilim bayat ekmek içi
1 soğan rendesi
1 çay kaşığı köfte baharatı
1 çay kaşığı kimyon
tuz
karabiber
İçi için:
haşlanmış bezelye
haşlanmış havuç
Sarmak için:
2 yufka
sıvıyağ
Üzerine 1 yumurta sarısı


- Derin bir kaba soğanı rendeleyin. Ekmek içini, baharatları ve kıymayı ekleyip iyice yoğurun. Anneannem iyi köftenin sırrının uzun süre yoğurulması olduğunu söyler, ben de 10 dk. boyunca kıymayı yoğurdum.. Tabii elimde eldivenle!

- Kabın üzerini kapatıp dinlenmesi için eti buzdolabına kaldırın.

- Düdüklü tencerede havuç ve bezelyeyi haşlayın. Ben derin dondurucudan indirip buzları çözülmeden ikisini birlikte buharda 5 dk. haşladım.

- Birinci yufkayı serip her yerini sıvıyağ ile yağlayın. İkincisini de üzerine örtün.

- Etin bulunduğu kaba havuç ve bezelyeyi de ekleyip kıyma sebzeleri içine alana kadar bastırmadan karıştırın.

- Kıymanın yarısını alıp yufkanın ucuna elinizle şekil vererek rulo halinde yerleştirin. Diğer yarısını da karşı uca aynı şekilde yerleştirin.

- Yufkayı ucundan sarmaya başlayın ve rulo halindeki köftenin üzerinden bir kere dönmesini sağlayın. Aynı işlemi karşı taraf için de yapın. Sonuçta yanyana iki rulo elde edeceksiniz.

- İki rulonun ortasından yufkayı boylamasına kesip ruloları birbirinden ayırın ve üzerlerine yumurta sarısı sürün.

- Sıvıyağ ile yağladığınız fırın kabında ruloları 180' 40-45 dk. pişirin. Ben ilk 20' dk. sonrasında kurumasın ve içi iyice pişsin diye ruloları aliminyum folyo ile kapattım, son 5 dk. da folyoyu kaldırdım. Dilerseniz benim gibi, yufkanın kenarını ufak kesip etin pişip pişmediğini kontrol edebilirsiniz.





Közlenmiş patlıcan salatası

Kabaklı tart

ve tiramisu

Kabaklı tart ve tiramisunun tariflerini yazacağım, hepinize iyi haftalar..

22 Ağustos 2010 Pazar

Sodalı Börek

Uzun zamandır denemek istediğim sodalı böreği geçen akşam iftar için hazırladım. Yumuşacık, nefis ve çok pratik bir börek, mutlaka deneyin.

Malzemeler:
4 yufka
100 gr. Becel (eritilmiş)
2 şişe soda
2 yumurta
200 gr. beyaz peynir
pul biber (arzuya göre)

Fırın kabına iki yufkayı üst üste serin. Beyaz peyniri ve arzu ederseniz pul biberi ekleyin. Harcın üzerine kalan 2 yufkayı da serip böreği çiğken dilimleyin. Yumurta, yağ ve sodayı karıştırıp böreğin üzerine dökün ve hiç beklemeden 180' fırına verin. Böreğin üzeri kızarınca fırından alıp sıcak sıcak servis yapın.

Afiyet olsun!

15 Ağustos 2010 Pazar

Izgara Biftek

Herkese hayırlı ramazanlar diliyorum. Sevdiklerinizle oturacağınız bereketli sofralarda sağlık ve huzurla geçireceğiniz bir ramazan ayı temenni ediyorum. Malum bu sene ramazan ağustos ayının sıcaklarına denk gelince beslenmemize de ayrı dikkat etmek gerekiyor. Doktorlar öncelikle vücudun kaybettiği suyu yerine koymanın gereğini vurguluyor, daha sonra da protein almamız gerektiğine dikkat çekiyorlar.

İşte bu anlamda bizim evde ramazan başladığından beri iftarda soğuk çorba, sahurda da süt içiliyor. Arada da ızgara biftek yapıyorum..

Izgara biftekleri hafif sıvıyağ ile yağlanmış teflon tavada çok kısık ateşte arkalı önlü pişiriyorum. Etler pişerken, başka bir teflona yine çok az sıvıyağ koyup ikiye kestiğim domatesleri ve halka halka kestiğim soğanları ekliyorum. Çok kısık ateşte soğanlar ve domatesler yumuşayana kadar tavanın ağzı kapalı olarak pişiriyorum. Pişen biftekleri servis tabağına alıp etin yanına soğan ve domatesleri ekliyorum.

Afiyet olsun!

10 Ağustos 2010 Salı

İtalya Notları - Venedik & Sirmione

Roma ve Floransa'da ağırlıklı olarak pizza ve makarna yiyip, deniz mahsüllerini Venedik'e sakladık. Elimizde Vedat Milor'un önceden okuyup gitmek istediğimiz yerleri işaretlediğimiz kitabı, Venedik'in dar sokaklarında güneşin altında yürürken merak ettiğimiz restoranları bulma umutlarımız kaybolmaya başlamıştı ki karşımıza Antiche Carampane çıktı! Pizza ve turist menüsü bulunmayan restoranı işleten Ermeni ailenin Türkleri çok sevdiğini okumuş olduğumuzdan Vedat Milor'un tabiriyle "kendimizi Francesco'nun ellerine bıraktık"..

Beyaz Şarap - Lis Neris

Deniz Mahsülleri





Venedik'te bir başka restoranda deniz mahsüllü risotto tattık..



ve yine Vedat Milor tavsiyesi üzerine Muro Bar'ı bulduk. (İtalya'da "bar" kahve ya da şarap içilen ya da bir şeyler atıştırılan yerlere verilen isim.)

Muro'nun atıştırmalıkları..

ve soğuk kahvesi..

Sirmione'de yediğimiz makarnalar yine ağırlıklı olarak deniz mahsüllüydü..




---
İtalya Notları başlığı altında yayınladığım toplam üç ileti İtalyan mutfağına ancak genel hatlarıyla bir bakış olabilir. Umarım İtalyanların "dolce vita" kavramını fotoğraflarda da yansıtabilmişimdir. Yakalayamadığım, kaçırdığım, ikinci kere tadamadığım daha nice lezzetler var. Kaldığım yerden devam etmek ümidiyle..

7 Ağustos 2010 Cumartesi

İtalya Notları - Floransa & Toscana


San Gimignano'da bir şarap butiği..


2006 ve 2008'de dünya şampiyonu olan Gelateria di Piazza/ San Gimignano.. İçerde en az 50 çeşit "gelato" vardı. "Gelato" dondurma anlamına gelse de İtalyan gelatosu bizim dondurmalardan çok daha yumuşak, kremamsı bir kıvama sahip.


San Gimignano'da bir pizzacı..


Siena'da bir dilim pizzacı..


Patates ve limonla servis edilen Floransa usulü biftek son derece leziz ve yumuşak..

4 Ağustos 2010 Çarşamba

İtalya Notları - Roma

İtalya'da tattığımız, tadı damağımızda kalan lezzetlerle ilgili bir yazı bu, her zamankinden daha az yazı, daha çok fotoğraf içeren.. İlk durak Roma!


Osteria Allegro Pachino / Roma, Fontana Di Trevi
Patlıcanlı Pizza

İtalya'nın meşhur şarabı Pinot Grigio..



Elabar / Trastevere Bölgesi
Mantarlı Tagliatelle ve ev şarabı (vino di casa)



Lazanya


Piazza Navona
Başlangıç tabağı (antipasti)


Pasta carbonara



Pizzeria Lo Scricciolo
Prosciutto ve karidesli pizza


Notlar:
- Pizzayı restoranda oturarak yiyebileceğiniz gibi dilim pizza satan yerlerden alıp elde de yiyebilirsiniz.
- Ev şarabını yemek yediğiniz her yerde tatmanız mümkün. Çok lezzetli ve fiyatı uygun.

Sırada Floransa!

9 Temmuz 2010 Cuma

Soğuk Çorba

Her ne kadar bugün İstanbul'da yağmurlu ve serin bir hava olsa da yaz sıcağında ferahlatan, leziz ve pratik bir çorba soğuk çorba. Bizim evde hazirandan beri başka çorba içilmez oldu..

Malzemeler:
1 su bardağı nohut
4-5 yemek kaşığı aşurelik buğday
su (nohut ve buğdayı haşlamak için)
5-6 çorba kaşığı yoğurt
soğuk su (çorbaya eklemek için)
buz
taze nane
tuz

1.Nohutu yıkayıp su dolu bir kaba koyun. Bu işlemi sabah yapıyorsanız akşama, akşam yapıyorsanız da ertesi sabaha nohutların suyunu süzüp düdüklü tencerede 1 çay bardağı su ile 10 dk. haşlayın (benim düdüklümde bu süre yeterli oluyor). Arzu ederseniz haşlanmış nohut da kullanabilirsiniz.

2.Buğdayı da yıkayın ve üzerini geçecek kadar su ile 5 dk. haşlayın ve buğdaylar şişene kadar haşlamay suyunun içinde saklayın (yaklaşık 10 - 12 saat).

3. Derin bir kaseye yoğurdu alıp çırpın. İçine azar azar soğuk suyu ilave edin. Kıvamını damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.

4. Haşlanmış nohut ve buğdayı da kaseye ekleyin.

5. Taze naneyi incecik kıyıp çorbaya ilave edin.

6. Servisten önce buzları çorbanın içine atın.

Afiyet olsun.

20 Haziran 2010 Pazar

Knorr Etkinliği

İki hafta önce pazar günü Knorr ailesinin Mutfak Sanatları Akademisi'nde düzenlediği Herkes Sofraya etkinliğine katıldım. Herkes Sofraya Knorr ailesinin yemek üzerine hazırladığı bir internet sitesi. Tariflere göz atıp sizinkini siteye yollayabilir, püf noktalarını okuyabilir ve yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Etkinlikte Şef Mehmet Soykan ile çok keyifli vakit geçirdik ve üç çeşit yemek yaptık. Bunlardan birincisi yukarıdaki menüde tarifini gördüğünüz Bruschetta eşliğinde taze naneli ve kuzu etli terbiyeli buğday çorbası. Biz yukarıda fotoğrafını gördüğünüz tariften farklı olarak kuzu etlerini çok az sıvıyağ ile teflon tavada çevirdik. Bu esnada Knorr buğday çorbasını 1 lt. su ile doldurduğumuz tencereye alıp orta ateşte sürekli karıştırarak pişirdik. Çorba kaynamaya başlayınca içine etleri alıp 2-3 dk. daha kaynattık.

Bruschetta kökeni 15. yy. İtalya'sına dayanan bir iştah açıcı. Ekmekleri ince dilimleyip fırın tepsisine aldık, üzerlerine tereyağ ve sarımsak püresi sürüp 180' derece fırında kızarttık. Bu esnadan kabuklarını soyduğumuz domatesleri küp küp kestik. Taze naneyi ince ince kıydık. İsli peyniri de minik küpler halinde kestik. Sarımsakları da minik minik doğradık ve hepsini karıştırıp kızaran ekmeklerin üzerine pay ettik. Yaklaşık 5-6 dk. fırınladık.

Başlı başına bir öğün olabilecek çorba ve bruschettamız! Doğrusunu söylemek gerekirse, hazır çorbalara pek sıcak bakmayan ve eti yemeklerin içinde kullanmayan benim bile çok hoşuma giden bir yemek oldu. Denemenizi tavsiye ederim..

Etkinliğin diğer iki tarifi, fırında tavuk ve tatlıdan önümüzdeki postlarda bahsedeceğim..

Afiyet olsun!

9 Haziran 2010 Çarşamba

Islak Kurabiye

Takip ettiğim pekçok yemek blogu yazarının anlata anlata bitiremediği ıslak kurabiyeyi ilk defa iki hafta önce yaptım. O günden bugüne kadar da bu kurabiyelerden 3 kere daha pişirdim! Gerçekten dedikleri kadar varmış.. Yumuşak dokusuyla kurabiyeler bana annemin şekerparesini anımsattı, tabii bunlar kakaolu versiyonu..

Tarifi Nino'dan aldım..

Malzemeler:
25 gr. kakao
1/2 paket oda sıcaklığında margarin (ben Becel kullandım)
1 yumurta
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı tozşeker
aldığı kadar un

Şerbeti için:
3 çay bardağı şeker
3 çay bardağı su

Süslemek için:

antep fıstığı tozu / file badem / renkli pasta süsü / hindistan cevizi

1. Kurabiye piştikten sonra batıracağınız şerbet soğuk olacağından işe önce şerbetten başlamak pratik oluyor. Şeker ve suyu yoğunlaşana kadar orta ateşte pişirin. Ilınınca buzdolabına kaldırın.

2. Un hariç hamur malzemelerini derin bir kapta karıştırın. Unu yumuşak bir hamur elde edinceye kadar azar azar ekleyin hamuru yoğurmaya devam edin. Bu esnada fırını 200' de çalıştırın.

3. Kıvamı tutunca hamurdan minik toplar koparık elinizde yuvarlayın, üzerlerine hafifçe bastırıp fırın tepsisine aralıklı olarak dizin. (Hamur topları pişerken epey yayılıyorlar, birbirlerine yapışmamaları için aralık dizmek önemli.)

4. 200' fırında kurabiyeleri üzerleri çatlayana kadar pişirin.

5. Spatula yardımıyla kurabiyeleri tepsiden alıp soğuk şerbete hızlıca batırıp çıkartın. Şerbetin içinde çok tutarsanız kurabiyeler dağılabilir..

6. Kurabiyeleri servis tabağına alıp buzdolabında bir gece bekletin.

7. Üzerini antep fıstığı tozu, hindistan cevizi ya da pasta süsü ile süsleyip servise hazır hale getirin.

Afiyet olsun!

14 Haziran eklemesi: Son yapışımda kurabiyelerin pişerken yayılmalarını da hesaba katarak elimde yuvarladığım hamurları biraz daha ufak tuttum. Bence böyle daha güzel oldu..


7 Haziran 2010 Pazartesi

Sensodyne Buluşması

Geçtiğimiz pazar günü sevgili Aylin'den gelen bir davet üzerine Sofa Otel'de Sensodyne Buluşması'na katıldım.

Öncelikle harika bir pazar kahvaltısı yaptık, bunlar benim objektifime takılan kareler..

Kahvaltının ardından Sensodyne ve hassas dişlerin bakımı hakkında bilgi edindik. Sensodyne Hızlı Rahatlama & Uzun Süreli Koruma ile tanıştık.

Diş doktoru Tosun Tosun, bizi konu hakkında bilgilendirip sorularımızı yanıtladı.

Programın sonunda hocamız Mert Güler ile birlikte grupça yoga yaptık, detayları burada bulabilirsiniz.